logo

mp3 indir - mp3 indir - mp3 indir - mp3 indir

49 Yıllık Birikimini Paylaştı

Samsunsporda 1965 yılından bu yana futbolcusu, yöneticisi, başkanı ve taraftarı olarak her kademesinde görev yapan Avukat Hakkı Tomaç, “Sporda Şiddetin Tartışıldığı” ve “Sporda Şiddete Hayır” panelinde “Sporda Şiddetin Önlenmesi Konusunda Ortak Algı Yaratmada  Kulüp-Medya Ve Taraftar İlişkileri “ konusunda göüşlerini açıkladı.

Anadolu Spor Gazetecileri Derneği (ASGD) ve Samsun Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen panelde 49 yıllık sporcu-yönetici-başkan ve taraftar olarak görüşlerini açıklayan Avukat Hkkı Tomaç şöyle konuştu:

 “Spor İle Şiddet  –  Taraftar İle Seyirci esasta Farklı ve Zıt Kavramlardır. SPOR ,  Fiziksel güce dayalı beceri isteyen  yarışmalı ve eğlenceli bir etkinlik iken ŞİDDET, insanın fiziksel ve ruhsal bütünlüğüne yönelik uygulandığı ortama göre ;  sertlik – katılık – çetinlik-  fazlalık veya sıkılık ifade eden bir olumsuzluktur.

Bu itibarla, Spor ile Şiddeti yan yana getirmek OLUMLU ile OLUMSUZU – ARTI ile EKSİYİ yan yana getirmek gibidir.

Bu gün ülkemizde ve dünyada 53 dalda spor yapılmaktadır. Ve bu spor dallarından başta futbol olmak üzere birkaç dalda şiddete rastlanmakta, diğer dallarda ise spor eğlenceli bir etkinlik olarak görülmektedir. Yapılan anketlerle belirlendiği üzere şiddet olaylarının %95 i futbol %5 i ise diğer 52 dalda görülmektedir. Ki bu %5 lik oran içinde de futbol olaylarında önde olan faktörler ve fanatikler yer almaktadır.

Bu itibarla iki kavram arasındaki bu zıtlığa rağmen ana ögesi dostluk ve kardeşlik olan futbolun içinde şiddetin yer alması, ve bu gün yasalar ile çözüm aranan sorun haline gelmiş olması anlamlı ve düşündürücüdür.

Şiddetin önlenmesi bakımından çıkarılmış 6222 sayılı yasaya baktığımızda, (yasanın adından da anlaşılacağı üzere) Şiddetin Futbolun İçine Girmiş Ve Hatta Kök Salmış Bir Sorun Olarak Önlenmesi İçin Yasal Düzenlemeye Gerek Duyulur Hale Gelmiş Olduğu Görülmektedir.

Yasanın Amaç Maddesi ile Şiddetin varlığı kabul edilmekte        ve kabul edilen bir gerçek olarak Trafik kazalarının TK ile önlenmesi gibi Sporda da şiddetin yasa ile engellenmesi hedeflenmektedir.

Şiddetin en çok görüldüğü spor dalı olan futbol Futbol,  her konuşanın haklı olduğu, en acımasız eleştirilerin yapıldığı, her türlü faktörün etkili,

başarının profesyonel kadrolara,

başarısızlığın ise amatör yöneticilere ait olduğu                   iddia edilen bir oyundur.

Ancak bu gün futbolda dönen paraya baktığımızda, futbolun sadece rekabete dayanan bir oyun olmaktan çıkmış önemli bir endüstri ve sektör haline gelmiş olduğunu da görmekteyiz.

Bu nedenle böyle bir sektörün Dernek Statüsünde Değerlendirilmesi ve yönetilmesinden doğan mahzurlar görülmektedir.

Yönetimler bu statüde kolaylıkla görev alabilmekte, sorumsuzca ve bilinçsizce harcama yapabilmekte ve fakat sorumlulukları genel kuruldaki ibra ile son bulmaktadır.hakkı_tomac_samsunspor (1)

Milyarların döndüğü sektörde bu meblağa yön verenlerin de sorumluluk altında davranmaları gerekmektedir.

Yöneticiler bütçelerini federasyonun onayı ile belirlemeli ve bu bütçenin uygulanmasından sorumlu olmalıdırlar.

Bu gün isteyen kişi veya grup muayyen çevrenin desteğini almak suretiyle göreve geliyor, istediği bütçeyi genel kuruldan geçiriyor ve hiçbir kayıt veya engel tanımaksızın istediği kadar harcama yapıyor ve sonrasında görevi bırakırken de alacağı için HACİZ veya TEMLİK uygulamak suretiyle kulübün bütün gelirlerine el koyup  kulübün geleceğini ipotek altına alabilmektedir.

Bu doğru bir uygulama değildir. Bu gün nasıl ki yaşaması için asgari emekli maaşına ihtiyacı olan borçlunun emekli maaşı haczedilemiyor, veya çalışan işçinin ancak maaşının ¼ ü haczedilebiliyorsa, kulüp gelirlerine koyulacak haciz ve temliklerde de KULÜBÜN YAŞAMASI İÇİN BÖYLE BİR KISTAS GETİRİLMELİ….

Futbolda dönen paraya bakıldığında futbolun coşku ve eğlenceden öte ciddi bir sektör, ciddi bir parasal kaynak olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır.

Bu önemli özellik değerlendirildiğinde kulüplerin dernek statüsünden çıkarılarak, özel ve yasal düzenlemelerle yönetilmesinde zaruret görülmektedir.

 

Futbolda şiddetin yer almasında, futbola yön veren           tüm oluşumların ( TFF – KULÜPLER – YÖNETİCİLER              –  BASIN ve TARAFTAR gibi ) payı bulunmaktadır.

 

TFF bütün kurulları ile (Yönetimi-Disiplini-Tahkimi ve MHK sı ile) şiddetin önlenmesi adına başta eğitim olmak üzere bütün yöntem ve tedbirleri almalı ve tavizsiz uygulamalıdır.

Uygulama yeknesaklık arz etmeli ve kişi veya kulüplere göre değişken olmamalı, bütün kulüplere yönetmelik ve yasa doğrultusunda eşit mesafede durulmalı, A kulübünün seyircisiz oynama cezası ertelenmeyip uygulanırken  B kulübünün cezası ertelenmemelidir.

Kulüpler ve yöneticiler de kazanmak adına her şeyi mübah sayıp şiddetten medet ummamalı, taraftarla ilişkiler yakın amma seviyeli tutulmalı, taraftar-seyirci ayırımı mutlaka yapılmalıdır.

Bu gün Türk Futbolunda maalesef yanlış bir algı olarak taraftar ile seyirci bir tutulmakta, her iki kavram ve zümre karıştırılmaktadır.

Taraftar ile kulübü arasında bir bağ olduğu halde seyirci adından da anlaşılacağı üzere bir eğlence ve etkinlik seyretmek amacıyla maça gelmiş kişidir.

Kişisel tatmin ön planda olduğu için davranışlarında kulübe zarar vermeme düşüncesi ve çekincesi  bulunmamaktadır.

Onun hedefi ne bahasına olursa olsun ( Vur – kır – parçala – misali ) maçı kazanmak, deşarz olup, stadyumdan mutlu ayrılmaktır.

Halbu ki, taraftar bir yönetici gibi kulübü adına iyi düşünmek ve sağduyulu hareket etmek, kulübe zarar verecek davranışlardan kaçınmak durumundadır.

Bu gün Türk futbolundaki diğer bir açmaz da taraftar-seyirci  ayırımı yapılmadan olayların değerlendirilmesi ve ceza uygulanmasıdır.

Stadta yer alan bütün seyircinin taraftar olarak kabulü ve değerlendirilmesidir ki bu kabul cezanın ferdiliği ilkesine de aykırı düşmektedir.

Kişi taraftarı olmadığı halde maçta türlü taşkınlıklarla              ( KÜFÜR-KOLTUK KIRMA-SAHAYA YABANCI MADDE ATMA-SAHAYA ATLAMA gibi ) bulunmakta ancak maçın bitiminde o evinin yolunu tuttuğunda onun davranışı sebebiyle kulüp ceza görmekte, yaptırımla karşılaşmaktadır. Suçu işleyen başkası olduğu halde cezayı bir başkası çekmektedir.

Her hangi bir dernek, üyesi olmayan bir kişinin eyleminden sorumlu olmadığı  ve ceza görmediği halde kulüpler üyesi ve hatta taraftarı dahi olmayan fanatikler yüzünden ceza görmektedir.  Olaya neden olan holigan ceza almaz iken kulüp ceza almaktadır.

Şiddetin en çok görüldüğü spor dalı futbolda FANATİZM ve HOLİGANİZM iç içe yer almaktadır.

Toplumsal kökenli sorunları sebebiyle fanatikler fikir ve ideolojilerine duydukları aşırı bağlılık sebebiyle şiddete başvurmakta ve Holiganizme yönelmekte, çevreye ve kulübe zarar veren azgın davranışlar sergilemektedirler.

Fanatizm ve Şiddetin temelinde ;

Bireysel (Psikolojik) ve Toplumsal nedenler bulunmaktadır.

Fanatikler

Bireysel olarak kendi gelişmemişlikleri,

“     yetersizlikleri,

“     başarısızlıkları,  veya

Toplumsal olarak eğitimsizlik,

Uyumsuzluk,

Ekonomik gelişememezlik,

gibi nedenlerle  takımın başarısına sığınma arzusu içine girer ve şiddete yönelirler.

Bu davranışlar sebebiyle uygulanan seyircisiz oynatma gibi cezalarla bu şiddetin önlenmesi olası görülmemektedir.

Medyanın Rolüne gelince ; Bu gün yapılan anketler ve tespitlerle Spor Medyasının şiddeti özendirme ve körüklemede etkili olduğuna % 80 lere varan katılımlarla spor yazarları da evet demektedir.

Bu gün birçok TV kanalında canlı yayınlarla yapılan ve çoğu görüntüsüz olan spor programlarında yorumcu olarak eski futbolcu, eski hakem ve eski gazetecilerin, misafir olarak ta faallerinin katıldığına ve bu katılımcı ve yorumcuların pek çoğunun Spor adı altında, külhanbeyi ağzı ile adeta kahve muhabbeti yapmakta olduklarına ve hakeminden yöneticisine, teknik adamından masörüne kadar herkesi suçlayıp aşağılayarak fanatizme çanak tuttuklarını üzülerek görüyoruz.

Bu konuda daha seçici davranmak ve özel programlar yapmak suretiyle, yorumcuların psikolojik ve toplumsal değerlere önem veren kişilerden seçilmesi suretiyle eğitime katkı verebilecekleri düşünmelidir.

 

Bu itibarla fanatizmin şiddete dönüşmemesi, sahalarımızda ve sporda şiddetin azalması veya görülmemesi için ;

-psikolojik ve toplumsal analizlerin iyi yapılması,

-yasal uygulamalar yanında eğitim düzeyinin artırılması,

-Spor dışında da gelişmişlik düzeyinin artırılması,

-Fanatik ve Holiganlara kulüplerce destek verilmemesi,

-Medyada tiraj ve reyting adına, canlı yayınlarda kışkırtıcı ve tahrik edici yazı ve görüntülere yer verilmemesi,                         gibi tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Toplumun şiddete olan eğiliminin ancak eğitim ve tavizsiz uygulama ile giderilebilir olacağı görüşümü saygı ile arz……hakkı_tomac_samsunspor (2)

Share
546 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

türk porno porno izle adult forum bayan escort istanbul escort escort bayan porno indir şişli escort ataşehir escort


Parse error: syntax error, unexpected '<' in /home/adanahab/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/footer.php on line 75